Sektörel Çözümlerimiz - Hastane / Sağlık Merkezi

HASTANE - SAĞLIK MERKEZİ NASIL AYDINLATILMALIDIR?

  • Hastane içerisindeki mekanların kullanıcıya ve amacına yönelik aydınlatılması için aydınlatma tasarımında ön plana çıkan temel faktörler dikkate alınmalı, gereken aydınlık seviyeleri sağlanmalı ve tüm bu gereklilikler mekânların tasarımı ile bir bütünlük oluşturmalıdır. Bu bütünlüğün sağlanması durumunda çalışanların ve hastaların konforu göz ardı edilmemiş olacaktır. Ayrıca çalışanların performansları artacak, hastaların psikolojileri de olumlu yönde etkilenecektir.
  • Sağlık kuruluşları gibi mekanlarda, opsiyonel olarak daha da düşük dalgalanmalı LED sürücüler, LAMP 83 tarafından müşterilerine önerilmektedir.
  • LED sürücülerin, ışıkta ne kadar titreşime sebep olduğu, dalgalanma (Ripple) oranına göre ölçülür. %30’un üzerinde bir dalgalanma, yukarıda sayılan sağlık sorunlarının çok belirgin şekilde yaşanmasına sebep olabilir.
  • LAMP 83, sebebi zor fark edilen bu tür sağlık problemlerini önlemek için, tüm ürünlerinde, düşük dalgalanma (Ripple < %20) faktörüne sahip LED sürücüler kullanmaktadır.

Hastane Giriş – Bekleme Alanları

  • Bu alanların aydınlatılmasındaki öncelikli amaç, gelen hastaların kendilerini rahatlamış hissetmeleri olduğundan, ‘davetkar’ ve ‘huzurlu’ bir görünüm elde etmek olmalıdır.
  • Binaya girdikten sonra dikkat çekmesi gereken en önemli nokta ise, karşılama bankosudur. Bu alanın dikkat çekici olması, hastaların hastane içerisinde yönlendirilebilmeleri açısından oldukça önemlidir. Bu yüzden bu bölgenin diğer alanlardan ayrışması için farklı çözümlere gidilebilir. Ancak bu noktada sürekli bulunan ve çalışan kişilerin olduğu da unutulmamalı ve görsel konforun da ön planda olduğu bir aydınlatma tercih edilmelidir.

 

Sirkülasyon Alanları

  • Hastanelerin en yoğun kullanılan yerleridir. Mekânlar arası bağlantıyı sağlayan bu geçiş noktaları, aydınlatmanın homojen ve sürekli olması gereken yerlerdir. Sirkülasyonun aksamaması ve sürekliliğinin bozulmaması için, yapılan aydınlatma sonucu karanlık noktalar ve keskin kontrastlar oluşmamalıdır.
  • Buna ek olarak sedyede taşınan hastaların konforu unutulmamalı, aydınlatma çözümlerinde, özellikle kamaşma kontrolünün dikkat edilmesi gereken önemli bir nokta olduğu göz ardı edilmemelidir. Standart koridorlarda kimse tavana bakarak hareket halinde olmazken, hastane koridorlarında bu sıklıkla rastlanan bir durumdur. Kamaşmanın farklı açılardan da oluşabileceği ve önlenmesi gerektiği unutulmamalıdır.

Muayene Odaları

  • Doktorun hastaya doğru teşhis koyabilmesi için, hastayı doğru bir şekilde inceleyebilmeli ve renkleri doğru ayırt edebilmelidir. Bu nedenle ışık kaynağının renksel geriverimi (CRI >90) yüksek olmalıdır. Bu doktorun, örneğin hastanın cildindeki kızarıklıkları, lekeleri, renk farklılıklarını doğru olarak görmesini ve yorumlamasını sağlar.
  • Aynı şekilde ışık kaynağının, ışık renk sıcaklığı da mekân içerisinde farklılık göstermemelidir (Aksini gerektiren bir durum söz konusu değil ise). Tüm bu özellikler, doktorun doğru teşhis koyma olasılığını arttırdığı gibi hastanenin de güvenilirliğini arttırabilecek özelliklerdir.
  • Ameliyathanelerde ise özellikle ameliyat masasında gereken aydınlık düzeyine çok dikkat edilmelidir. Ameliyatın yapıldığı alandaki aydınlık seviyesi, yakın çevrenin aydınlık seviyesinin 3 katı, arka planın aydınlık seviyesinin ise 10 katı olmalıdır. Aksi takdirde göz aydınlık-karanlık adaptasyonunu gereken sürede tamamlayamaz ve olumsuz sonuçlara yol açabilir.

 

Hasta Odaları

  • Hasta odalarında bir hasta ne kadar evinde gibi hissettirilebilir ise, iyileşmesi ve psikolojisi için de o kadar olumlu etki yaratılabilir. Hasta çoğu zamanını, yatarak hasta yatağında geçireceği için yatağın üzerinde onu rahatsız edebilecek bir ışık kaynağının olmaması; bu nedenle endirekt aydınlatmaların, kontrol edilebilir aydınlatma armatürlerinin seçilmesi ve bunların hasta tarafından da kontrol edilebilmesi, hasta üzerinde olumlu etkiler bırakır.
  • Yapılan araştırmalarda kısa dalga boyuna sahip ışığın (mavi) melatonin üzerinde en büyük etkiye sahip olduğu kanıtlanmıştır.

  • Bunun dışında; ışığın yanlış zamanda uygulanması da biyolojik saati negatif yönde etkiler. Genellikle insanlar, normal şartlarda, gündüz gün ışığı altında, akşam ise daha sıcak ışık altında hayatlarını sürdürür. Bu düzen bozulduğunda ise uyku saatlerinde kaymalar tespit edilmiştir. Özellikle sürekli gün ışığı almayan ve yapay ışık altında çalışan insanların biyolojik saatlerinde değişiklikler saptanmıştır. Bu sapmalar insan üzerinde pek çok negatif etkiye yol açmaktadır. Bu negatif etkiler; stres hormonlarının artışı, melatonin salgısının baskılanması, yorgunluk, halsizlik, uykusuzluk, mevsimsel afektif bozukluk, diyabet ve obezite gibi metabolik bozukluklar olabilir. Bu bağlamda, LAMP 83'ün sunduğu İnsan Odaklı Aydınlatma uygulamaları ile, hastanın ruh hali ve iyileşme sürecine olumlu şekilde katkı yapılabilir. 
  • Tüm bu araştırmalar göz önünde bulundurulduğunda ise zaten hasta olan bir kişinin bir süre için kalacağı odaya, ek olarak yapılacak olan aydınlatmanın, özen gösterilerek yapılması, öncelikle hastanın olmak üzere, çalışanların konforu için de oldukça önemlidir.

 

Hastane/Sağlık Merkezi Projelerine Yönelik Ürün Önerileri: